Mehmet Culum

Okuyucu Mektuplari

 

  • Merhaba,
    Ben Özgül'ün babasıyım( hatırlar mısınız biilmiyorum 19 Mayıs tatillerinde Ece ile birlikte ziyaretinize gelmişlerdi). Kendisine hediye etmiş olduğunuz "Alaçatılı" ve "Kalenin Gölgesinde ÇEŞME" romanlarınızı bir solukta okudum ve çok etkilendim. Sizi gerçekten tebrik ediyorum, savaşların insanlar ve toplumlar üzerinde ne kadar yıkıcı etkileri olduğu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Yakın tarihimizde o bölge de geçen gerçek veya gerçeğe yakın olayları bu eserlerinizden öğrenerek yeni bilgiler edindim.
    Geçmişte yaşamış olan insan, köylü ve kasabalı tiplemeleriniz mükemmel bir üslupla anlatılarak okuyucunun o dönemleri birebir yaşaması sağlanıyor yalnız bölgenin o dönemlerdeki doğa ve iklim tasvirlerine fazla yer verilmemiş. Onlar da biraz daha detaylı anlatılmış olsaydı daha da vurucu olabilirdi.
    Tekrar tebriklerimi iletiyorum.
    Sevgi ve saygılarımla,
    Ali TURGUT
    Emekli Öğretmen

  • Sevgili Mehmet Bey, Kitabinizi bes gunluk 19 mayis tatilimde gittigim guney sahillerinde zevkle okuyarak bitirdim. Ancak, yogun bir sınav donemi yasadigimdan size yazamadim. ''Alacatili'' kitabinizdaki duydugum heyecan ve zevki bu kitabinizda da hissettim. Bir yazar, okurlarinin dusuncelerini ogrenmek ister diye, bunlari size de aktarmak istedim. Kurgu ve yazin diliniz beni rahat okumaya itiyor, cok akici... Kitabinizi armagan ettigim arkadaslarimdan da ayni sozleri duydum. Mubadele yılllari icindeki olaylardan esinlenen tum romanlarinizi yazarina bakmaksizin, yazarinin siz oldugunuzu rahatlikla anliyabilirim... Okumam sirasinda beni yoran tek konu ( her iki kitabiniz icin de gecerliydi) isimlerin fazla olmasiydi. Bu sorunu kitabin ilk sayfasina yaptigim soyagaclariyla cozdum. Kitaplarinizin bir guzel yani da kurgulamanın ıcınde tarihi olaylarin gercekliligi...Ayrica, kitabin ismini once benimsiyememistim ama romani sonlandirinca,isimle butunlesti ve hosuma gitti.
    Emekleriniz icin tesekkurler. Bir sonraki calismalariniz icin basarilar dilerim.
    Ayşe Özkaya
  • Sn.mehmet Culum
    "Kalenin Gölgesinde ÇEŞME" kitabınızı büyük bir heyecanla okudum,çok akıcı buldum.Heyecanla okumamın sebebi, bizler Hacı Memiş Ağanın torunlarıyız.Yıllardır büyüklerimizden büyük dedemizi dinlerdik.Sizden bir isteğim olacak:
    Hacı Memiş Ağanın kızlarından birinin adı Ziynet Hanım olabilir mi?Bu konuda bilginiz varsa bize geri dönerseniz özellikle annemi çok mutlu edersiniz. Çünkü sizin kitabınızı ağlayarak okudu.Sabırsızlıkla sizden gelecek yanıtı bekliyoruz.
    Tekrar kitabınızdan dolayı sizi tebrik eder ,mutlu günler dilerim.
    Özen İlhan

    .

  • Merhaba Mehmet Bey,
    Nasılsınız?
    Kitabınızı yaklaşık 10 gün önce bitirdim;fakat yoğunluğumdan dolayı yorumlarımı size yazacak bir fırsat bulamadım..Neyse ki,şimdi yazıyorum..
    Öncelikle sizi gerçekten Çeşme'nin tarihi ile ilgili araştırmalarınızdan kutluyorum.Tarihi,romanın kurgusu içerisine o kadar iyi yerleştiriyorsunuz ki,harmanlıyorsunuz ki okurken bir yandan olayların sürükleyiciliğine kapıldım,diğer yandan Çeşme'nin tarihini de daha da ayrıntılı olarak öğrendiğimi hissettim.Son derece sürükleyici bir roman..Sınavlarımın yoğunluğu içerisinde bile 4 günde bitirdim.Yalnız benim anladığım kadarıyla kitaptan bir kaç soru soracağım:Gerçekten Rumlar 1700'lerin sonlarından itibaren mi Çeşme'ye yerleşmeye başlıyorlar?Ben daha eski olduğunu sanıyordum.Bir de Nea Moni Manastırı -bugün kemiklerin sergilendiği - aynı zamanda bir askeri eğitim yeri miydi?
    Roman,yalın,açık ve anlaşılır bir dille yazılmış;zaten Alaçatılı romanınız da öyleydi.Sayfa 304'le birlikten başlayan bölümde verdiğiniz mesaj da doğrusu çok hoşuma gitti.Kırmızı ve Mavi çiçeklerin yanyana olup,aynı toprak ve sudan beslenmesiyle Türk-Yunan barışı da sembolize edilmiş.
    Fakat izninizle bir kaç küçük eleştiri de yapmak istiyorum.Alaçatılı romanıyla karşılaştırdığımda,konunun aynı temel üzerinde kurulmasının yanında,birbiri ardına gelen kuşakların tarih içerisinde aşk,nefret ve göç üçgeninde çeşitli benzer olaylar yaşaması romandaki özgünlüğü etkiliyor.Ama tabiki burada sizin Çeşme aşığı bir yazar olduğunuzu ve temelde Çeşme'nin olduğunu da unutmuyorum.
    Ne olursa olsun,tarihle kurgularınızın harika bir biçimde birleştiği,mutlaka okunması gereken;hatta Yaşar Aksoy'un da söylediği gibi senaryolaşması gereken bir roman.Sıradaki çalışmanızı sabırsızlıkla bekliyorum.
    Sakız'da sürdüğünüz Türk izlerini de PhotosGraphis'ten biliyorum,onlar içinde tebrik ediyorum..
    Kendinize iyi bakın.
    Barbaros Uçar
  • Sayın
    MEHMET CULUM
    Alaçatı - Çeşme – İZMİR

    Konu : Kalenin gölgesinde ÇEŞME, romanınız hk. Alaçatı, 29.Nisan.2009

    Yeni romanınız, "Kalenin Gölgesinde ÇEŞME" yi zevkle, merakla, heyecanla okudum. Teşekkür ederek duygu ve düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
    Yöremizdeki yaşanmış olayları araştırarak, zamanlamasına dikkat ederek, hikâyeler ile zenginleştirerek, anlam ve mana kazandırarak, okuyucuların ders çıkarmasını sağlayacak şekilde anlattığınız için, sizi kutlarım.
    Yöremizin yakın geçmişini, sevgi, aşk, kin, nefret, öç alma gibi insani duygularla donattığınız, unutulmaya yüz tutmuş Türkçe kelime, deyim ve yöresel mecazları tam yerinde kullanarak, ifade zenginliği yarattığınız, son derece sade, akıcı ve anlaşılır bir lisan kullandığınız için, sizi tebrik ederim.
    Bu değerli romanlarınızın devamının geleceğine inanarak, ellerinize, yüreğinize sağlık diyor, kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
    Sevgi ve Saygılarımla.
    NEJAT ATATUŞ

  • Sayın Mehmet Bey,
    Romanınızı okurken sanki o yıllarda yaşayan bir Çeşmeli gibi uzaktan olayları izliyorum şuan, esinlenme olduğu için gerçeklik payı taşıması beni daha da içine çekiyor.
    Ayrıca cesur diliniz ifade güzelliğini daha da çekici kılıyor, okumam devam etmekte, Umarım bu sabırlı çalışmanızın ödülü satışlara yansıyordur,
    Saygılar,
    Onur Kutay
  • Çeşmeye dışarıdan bakan biri olarak,enerji dolu bir yaşanmışlığın izlerini bir çok yerde görmek mümkün. Ama hikayelerini bilmiyoruz. Dalyan tepelerinde yürürken, denize bakan yamaçlarda uzayan taş duvarlar ve duvarlar içinde yetiştirildiği söylenen asma bağları...Hikayesi meçhul.. İşte Mehmet Culum bu hikayeleri ,yaşanmışlıkları ete kemiğe büründürüyor, üstelik düş gücünü de katarak. Ona teşekkür borçluyuz.
    Aslıhan Altuntop
  • Göçlerin bizim tarihimiz için acı, hüzün, gözyaşı demek olduğunu çeşitli hikaye kitaplarından da öğreniyoruz; Necati Cumalı’nın bir balkan göçmeni olarak ailesinden duyduklarının etkisi altında 1976 da yazdığı Makedonya-1900. Mehmet Culum’un balkanlardan göç eden bir ailenin göçünü anlatan “Alaçatılı” adlı romanı bildiğim en önemli iki eserdir.
    Ümit Erver
  • Sevgili mehmet
    Kitabını dün büyük bir zevk ile okuyarak bitirdim saatlarca kendime gelemedim seni candan kutluyorum ne olursun yazmaya devam eet bence bu eserler birer belgeseldir temenni ediyorum alaçatıda öncelikle Boşnak aileler sonrada alaçatının kitap sevenleri bu kitabı evlerinde okuyup saklarlar
    Seni ve eşini candan tebrik ediyorum sevgi ve saygılarımı gönderiyorum
    Nuri Ertan
  • Sevgili Mehmet,
    Once Zehra sonra ben yeni romanini nihayet okuma firsati bulduk. Tekrar eline, gozune, kalemine, vb. saglik. Iste bazi gozlemlerimiz: Amerika’lı George Refique’in köklerini araması cerçevesinde, Alaçatı’da yaşamış olan iki ailenin hikayesini anlatan romanıni ilgiyle okuduk. Balkanlardan’dan göçe zorlanan Boşnak aile ile Sakız’dan Alaçatı’ya ekonomik koşullar nedeniyle gelen Nikola ve ailesinin öyküsü gerçekten kolay okunan bir roman olmus. Roman’ın, dönemin tarihi gelişmeleri ile Alaçatı’nın tarihi hakkında da bilgi vermesi aydınlatıcı oluyor. Alaçatı’nın bu kadar ilginç bir tarihi olduğunu bilmiyorduk.
    Recep ve Nikola karakterleri iyi işlenmis. Alaçatı’ya gelen Recep ve ailesini misafir edecek Türk aile kalmayınca, Nikola’nın onları misafir etmek için gönüllü olması, Nikola ve Recep’ín birbirlerinin dilini öğrenip dialog kurmaları, daha sonra dostluklarının bir baba- oğul ilişkisine dönüşmesi duygulandırıcı. Buna rağmen oğul Yorgo’nun Türkler aleyhine faaliyetlere katılması, Rumlar ve Türklerin, tarihi, sosyal koşulların etkisiyle dosttan düşmana dönüşmeleri, savaşlar, Rumlarin Sakız adası ve Alaçatı arasındaki sürekli gidip gelmeleri hem bilgilendirici hem de oldukça akıcı bir dille anlatılmış.
    Recep’in oğlu Refik ile Yorgo’nu kızı Angeliki’nin kısa süren birliktelikleri ve uzun süren aşkları yine bellegimizde yer edenler.
    Özetle, roman iyi kurgulanmiş, bilgilendirici ve akici, ilgiyle okuduk. Bu Roman’ın devamı gelecek gibi.
    Son olarak,
    Turistik eşya satan dükkan sahipleri Ömer ve Jane, bize yazar ve eşini hatırlattı. Saniyorum bundan on yil evvel 30. yil nedeniyle Altin Yunus'ta toplandigimizin ertesi gunu Culum'larin hediyelik esya dukkanini ziyaret ettigimizde bir dayak yemedigimiz kalmisti. Mehmet tek musteri oldugumuz dukkandan bizi bir cay bile ikram etmeden 5 dakikada sepetlemisti, esi durumu kurtarmaya yetisememisti. Romanin baslarinda Mehmet kendini ne guzel anlamis ve anlatmis diye dusunmeden edemedik.
    Sevgili Mehmet, sana ve esine sevgiler,
    Haluk-Zehra Kasnakoglu

  • Sevgili Mehmet,

    Kitabınla (Alaçatılı) ilgili bizim çocuklarla yaptığın yazışmaları keyifle okuyor ve izliyorum.
    Özelliklede bizim çocukların içinde gizli kalmış ve sayende ortaya çıkan 'haşin eleştirmen' ruhunada
    bayılıyorum. "Eline sağlık, çokgüzel olmuş" temasının arka fonuna yapıştırılan gramer , dil bilgisi hatta uslup eleştirileri bana eğlendirici dakikalar yaşatıyor.
    Aslında bu romanın arka planındaki çalışma,araştırma,özveri,disiplin,hayal gücü,birikim,disiplin ve azim bile
    romanın içeriğinden ayrı olarak katıksız alkışı hak ediyor.Samimiyetle itiraf ederimki seni kıskanıyorum.
    Başarılarının ve yaratıcılığının devamı dileğiyle gözlerinden öperim.
    Desteği ve katkısı inkar edilemez eşinede ayrıca tebrikler.
    Sevgiler,
    Seydan
  • Mehmet bey,
    Ben Urlayi cok sevdim. gorev icabi son iki yildan beri afrikadayim. Turkiyeye izinli geldigim gunun ertesi solugu urla da aliyorum. Agustos gelisimde bir cesme ziyaretimde daha once haberdar oldugum eserinizi aldim, okudum. Hikayenizi cok dogal ve duygulu buldum. kutlama mesajimi dogrudan size atmak isterdim ama mail adresinizi bilmiyordum. Bu vesile ile sizinle tanismaktan cok mutluluk duydum.Alacati, sirince gibi ornekleri grup icinde tartismak, Urla icin dersler cikarmak istiyordum. bunu urlayi pazarlamak icin degil aksine Alacati gibi farkliligi yakalayan bir kasaba olmasini arzu ettigim icindi. ben de sizin dediginiz gibi "avrupayi iyi incelemis o arkadaslar"gibi gipta edilen basit, mutevazi ama iyi bir 'icmimar' elinden cikmis gibi gorunen kasabalarimiz olsun hayal ediyorum.Sagolun sizin gibi alacatili bir iki dosttan grubumuza guzel yazilar aldik. Cok guzel bir cennetgibibirurla@yahoogro

    ups.com gurubumuz var. Alacati dersleri konusunda paylasacaginiz birseyler varsa cok seviniriz.
    Saygilarimla,
    Umit Erver

  • Mehmet Bey,
    Ne zamandır size mail yazmak istiyordum, Romanınızı hanımdan sonra ben de okudum, bitireli epey oldu. İlk zamanlar yavaş gitmesine rağmen sonraları merakımdan gece yarıları bile romanınızı okur oldum. Oraları ve sizleri bildiğim için olayların içindeydim sanki. Romanın dili akıcı olduğu için ben ve eşim zevk alarak okuduk.
    Teşekkürler sizlere.
    Hoşçakalın, eşinize saygı ve selamlar.
  • Mehmet bey,
    Alaçatılı kitabınızı da diğeri gibi bir solukta okudum. Son derece akıcı bir ön planın gerisinde yaşanan tarihi anlatan bir roman. İlk kitabınıza kıyasla daha zor bir deneme. Ama ustalıkla bu engeli aşmışsınız.
    Kim bilir ne kadar emek vermişsinizdir. Bizler bir solukta okuyup tüketiverdik.
    Yeni çalışmalarınızı (korsana rağmen) sürdürüp bizleri sevindireceğinizi umut ediyorum.
    Ustamız için getirdiğiniz öneriyi,koşulları da anlatarak ileteceğim. Umarım hayata geçer. Böylesi sanat olaylarına ihtiyacımız var.

    Mektubumu yanıtladığınız için teşekkürler..
    Selam ve sevgiler
    Aslıhan Altuntop
  • Sevgili Mehmet Culum;
    Cesme'yle tanismam 1970 lere dayanir. Ankara'da yasamaktayim, her yil farkli zamanlarda Cesme ve cevresine tatil amaciyla muhakkak giderim. Cesme, Ildiri, Alacati, Reisdere, Dalyan, Ciftlik cok sevdigim yerlerdir. Ozellikle sakin, yerli turistler ortadan cekildikten sonraki halleri beni herzaman daha cok etkilemistir. Bir hafta once, Dost Kitabevine gidip yine kitaplar arasinda gezinirken, ''Alacatili'' kitabinizi gordum. Alacati'nin gonlumde farkli bir yeri oldugundan hemen dikkatimi cekti ve aldim. Alirken de yazara bakip, '' tanimadigim bir isim ama, deneyim'' diye dusundum. Iyiki denemisim. Bazi kitaplari okurken, kitabi yasarim. Bu durumum bir sure devam eder, sanki ben de o ortamin bir parcasiyimdir. Bugun kitabi , gozleri yasli ve ıcımde farkli duygularla bitirdim. O anda birileriyle konusup, paylasmayi arzu ettim ve sizi arayip, ne guzel bir kitap yazmissiniz demek iicin tesekkur etmek istedim. Kitabi cok guzel bir dille yazmissiniz, farkli olaylar ve kisiler ancak bu kadar guzel bir sekilde , okuyucuya sunulabilir. Ben su anda hala, Refik, Halima, Yorgo, Eleni, Refique, Recep, Angeliki, Nikola, Maria ile birlikte, Alacati , Cesme, Sakiz adasi arasinda yasiyorum. En kisa zamanda Alacati'ya gelip, kitapla Alacatiyi bir daha gezmek istiyorum, sokak, sokak yasayarak... Tekrar tesekkurler, geldigimde sizi arayıp, karsilikli konusmayi isterim. Iyi calismalar dilegiyle.
    Ayse
  • Mehmet'cim
    kitabını bir çırpıda (4 oturumda) bitirdim. Gerçekten okuması çok güzel. Sana tavsiye ettiğim Louis de Bernieres tarafından yazılan 'birds without wings' kitabıda benzeri bir konuyu işlemiş. Oku onu seveceksin.
    Ben gerçekten çok sevdim kitabını, okuması güzel, hikaye güzel. Eh ne de olsa mülkiyeli bir yazar. O kadar dalga geçtiğimiz Halil İbrahim Ergün'den sonra iftihar edeceğimiz bir sanatçı arkadaşımız daha var artık.
    Gönülden tebrikler.
    Hoşça kal
    Erkin

    P.S. Bugün gidip Azab Agayı alacağım.
  • Sayın Culum ailesi,
    Dün akşam sizleri ilgi ve merak ile televizyonda izledim.Mehmet bey, romanlarınızı okurken birçok satırda duygulanıp gözyaşlarımı tutamamış belki kendi atalarımdan da de birşeyler bulup, çok etkilenmiştim.Hatta bu hislerimi sizinlede paylaşmak istedim ama dünya telaşı mı diyeyim yada çok şeyler yapmak isterken hiçbirşeylere yetememe mi..mazeret çokta,neyse..dün akşam sizleri izleyince yine çok duygulandım ve içimden sizlerle çok konuştum becerebilirsem biraz satırlara dökmek istedim duygularımı sıcağı sıcağına..dün geceden iki fotoğraftı yüreğime kazınan, birincisi eşinizin torununa seslenirkenki hali..tek kelime anlamadım ama yüreğimde hissettim..sevgiyi,hasreti,gurbeti..bir de istiklal marşımızı okurken gözünde biriken yaşlarla ,anlatıklarını..Birçok değerin yitirildiği günümüzde ilaç gibi geldi bana.Kendisine haksızlık edip , bizden biri olmuş demek istemem ,ama biliyorum ki O bizi anlamış ,bizi bizden çok sevmiş..Gözlerindeki sevgi dolu pırıltının ,sesinde hissettirdiği inancın,ruhuma kattığı güzellikler için ,sizin aracılığınızla kendisine teşekkür ederim.Tabii güzelliği bizle buluşturan 68 kuşağına da saygılar.
    Gülesin Tütüncüoğlu
  • Sevgili mehmetcim,
    İyi bir kitab okuyucu olmam lazımken,ne yazıkki TV esiri olarak boş zamanlarımı geçiriyorum.Çok az kitabı büyük zevkle okudum, ALACATI başlamakla btirmem bir oldu.İnanki olaylara sahitmiş gibi kendimide olaylarla birlikte yaşattım.Çok güzel bir çalışma olmuş.Çeşme kitabını sabırsız bekliyorum.
    Sevgilerle, Ramiz.
  • Sayın CULUM
    Kitabınız "Alaçatılı"yı neredeyse bir solukta okudum.Kaleminizin kalitesine hayran oldum.Kendim sinema ve dizi sektöründe çalışan biri olarak,dilinizin görselliğine hayran kaldım.Bende göçmen bir ailenin 2.kuşak çocuğu olarak Türkiye'de doğdum.Ama babamdan,dedemden ve daha önce göç edenlerden duyduklarımla büyüdüm.Biz Boşnak göçmeniyiz bu arada...Herneyse kitabınızın görselliği adeta beni içine çekti ve arkadaşlarımada bahsettim.Kitabıda onlara tavsiye ettim ve sanırım onlarda en kısa zamanda okuyacaklardır.Sizden öğrenmek istediğim şayet sizde ve şirket olarak bizimde olası bir dizi veya film çekme fikrimize nasıl yaklaşırsınız?Şirketimiz şuan Tv de çok popüler bir dizininde halihazırda yapımcılığını da yapmaktadır.Fikrinizi bildirirseniz çok memnun olurum .
    Saygılarımla.Kolay gelsin...
  • Mehmet bey merhaba,
    Önce "Azab Ağa" sonra da "Alaçatılı" hafızalarımızdan silinmesi mümkün olmayan kitaplarınız için çok teşekkür ediyoruz. Üslubunuzun, konu anlatımınızın, dil akıcılığınızın ve konuyu insanın gözünde canlandırma yeteneğinizin günümüz popüler(!)yazarlarına örnek olmasını istiyoruz. Okuyucu kitapta, iki paragraf okuyup tekrar başa dönme ihtiyacı hissediyorsa, o kitabın sonunun gelmeyeceğinin deneyimini, bunca yıllık kitap okuru olarak anlamış bulunmaktayız. Oysa sizin kitaplarınızda, başından itibaren, karakterlerle beraber mekanın içinde kendimize bir yer bulmuşcasına kitabınızın sonuna dek yaşıyoruz. Sizinle ve kitaplarınızla beni tanıştıran anneme teşekkür ediyorum. KİTAPLARINIZI OKUMA ŞANSINI BULDUĞUM İÇİN KENDİMİ ÇOK ŞANSLI HİSSEDİYORUM. ANNEM VE BEN KİTAPLARINIZI, BİZİM GİBİ KİTAP OKURLARINA TAVSİYE ETMEKLE KALMAYIP KİTAPÇILARIN REYONLARDA BULUNDUKLARI YERLERE KADAR MÜDAHALELERİMİZ SÜRÜYOR ÇÜNKÜ "YENİ ÇIKANLAR" VE "ÇOK SATILANLAR" BÖLÜMLERİNDEKİ KİTAPLARIN ÇOĞUNUN BASILMIŞ OLMAK İÇİN BASILDIĞINI VE KALİTEDEN ÖDÜN VERMEYEN SİZLER GİBİ YAZARLARIN HAK ETTİKLERİ REYON YERLERİNDE BULUNMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.
    SONSUZ SAYGI VE SEVGİLERLE
    Gözde Güzel, Ankara

 

Okunabilir kalması açısından bu sayfadaki mektup sayısını sınırlı tutmak durumundayım, fırsat buldukça değişik mektupları bu sayfaya yansıtmaya çalışacağım.