Merhaba,
Ben Özgül'ün babasıyım( hatırlar mısınız biilmiyorum 19 Mayıs tatillerinde Ece ile birlikte ziyaretinize gelmişlerdi). Kendisine hediye etmiş olduğunuz "Alaçatılı" ve "Kalenin Gölgesinde ÇEŞME" romanlarınızı bir solukta okudum ve çok etkilendim. Sizi gerçekten tebrik ediyorum, savaşların insanlar ve toplumlar üzerinde ne kadar yıkıcı etkileri olduğu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Yakın tarihimizde o bölge de geçen gerçek veya gerçeğe yakın olayları bu eserlerinizden öğrenerek yeni bilgiler edindim.
Geçmişte yaşamış olan insan, köylü ve kasabalı tiplemeleriniz mükemmel bir üslupla anlatılarak okuyucunun o dönemleri birebir yaşaması sağlanıyor yalnız bölgenin o dönemlerdeki doğa ve iklim tasvirlerine fazla yer verilmemiş. Onlar da biraz daha detaylı anlatılmış olsaydı daha da vurucu olabilirdi.
Tekrar tebriklerimi iletiyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
Ali TURGUT
Emekli Öğretmen
.
Sayın
MEHMET CULUM
Alaçatı - Çeşme – İZMİR
Konu : Kalenin gölgesinde ÇEŞME, romanınız hk. Alaçatı, 29.Nisan.2009
Yeni romanınız, "Kalenin Gölgesinde ÇEŞME" yi zevkle, merakla, heyecanla okudum. Teşekkür ederek duygu ve düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
Yöremizdeki yaşanmış olayları araştırarak, zamanlamasına dikkat ederek, hikâyeler ile zenginleştirerek, anlam ve mana kazandırarak, okuyucuların ders çıkarmasını sağlayacak şekilde anlattığınız için, sizi kutlarım.
Yöremizin yakın geçmişini, sevgi, aşk, kin, nefret, öç alma gibi insani duygularla donattığınız, unutulmaya yüz tutmuş Türkçe kelime, deyim ve yöresel mecazları tam yerinde kullanarak, ifade zenginliği yarattığınız, son derece sade, akıcı ve anlaşılır bir lisan kullandığınız için, sizi tebrik ederim.
Bu değerli romanlarınızın devamının geleceğine inanarak, ellerinize, yüreğinize sağlık diyor, kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla.
NEJAT ATATUŞ
Sevgili Mehmet,
Once Zehra sonra ben yeni romanini nihayet okuma firsati bulduk. Tekrar eline, gozune, kalemine, vb. saglik. Iste bazi gozlemlerimiz: Amerika’lı George Refique’in köklerini araması cerçevesinde, Alaçatı’da yaşamış olan iki ailenin hikayesini anlatan romanıni ilgiyle okuduk. Balkanlardan’dan göçe zorlanan Boşnak aile ile Sakız’dan Alaçatı’ya ekonomik koşullar nedeniyle gelen Nikola ve ailesinin öyküsü gerçekten kolay okunan bir roman olmus. Roman’ın, dönemin tarihi gelişmeleri ile Alaçatı’nın tarihi hakkında da bilgi vermesi aydınlatıcı oluyor. Alaçatı’nın bu kadar ilginç bir tarihi olduğunu bilmiyorduk.
Recep ve Nikola karakterleri iyi işlenmis. Alaçatı’ya gelen Recep ve ailesini misafir edecek Türk aile kalmayınca, Nikola’nın onları misafir etmek için gönüllü olması, Nikola ve Recep’ín birbirlerinin dilini öğrenip dialog kurmaları, daha sonra dostluklarının bir baba- oğul ilişkisine dönüşmesi duygulandırıcı. Buna rağmen oğul Yorgo’nun Türkler aleyhine faaliyetlere katılması, Rumlar ve Türklerin, tarihi, sosyal koşulların etkisiyle dosttan düşmana dönüşmeleri, savaşlar, Rumlarin Sakız adası ve Alaçatı arasındaki sürekli gidip gelmeleri hem bilgilendirici hem de oldukça akıcı bir dille anlatılmış.
Recep’in oğlu Refik ile Yorgo’nu kızı Angeliki’nin kısa süren birliktelikleri ve uzun süren aşkları yine bellegimizde yer edenler.
Özetle, roman iyi kurgulanmiş, bilgilendirici ve akici, ilgiyle okuduk. Bu Roman’ın devamı gelecek gibi.
Son olarak,
Turistik eşya satan dükkan sahipleri Ömer ve Jane, bize yazar ve eşini hatırlattı. Saniyorum bundan on yil evvel 30. yil nedeniyle Altin Yunus'ta toplandigimizin ertesi gunu Culum'larin hediyelik esya dukkanini ziyaret ettigimizde bir dayak yemedigimiz kalmisti. Mehmet tek musteri oldugumuz dukkandan bizi bir cay bile ikram etmeden 5 dakikada sepetlemisti, esi durumu kurtarmaya yetisememisti. Romanin baslarinda Mehmet kendini ne guzel anlamis ve anlatmis diye dusunmeden edemedik.
Sevgili Mehmet, sana ve esine sevgiler,
Haluk-Zehra Kasnakoglu
Mehmet bey,
Ben Urlayi cok sevdim. gorev icabi son iki yildan beri afrikadayim. Turkiyeye izinli geldigim gunun ertesi solugu urla da aliyorum. Agustos gelisimde bir cesme ziyaretimde daha once haberdar oldugum eserinizi aldim, okudum. Hikayenizi cok dogal ve duygulu buldum. kutlama mesajimi dogrudan size atmak isterdim ama mail adresinizi bilmiyordum. Bu vesile ile sizinle tanismaktan cok mutluluk duydum.Alacati, sirince gibi ornekleri grup icinde tartismak, Urla icin dersler cikarmak istiyordum. bunu urlayi pazarlamak icin degil aksine Alacati gibi farkliligi yakalayan bir kasaba olmasini arzu ettigim icindi. ben de sizin dediginiz gibi "avrupayi iyi incelemis o arkadaslar"gibi gipta edilen basit, mutevazi ama iyi bir 'icmimar' elinden cikmis gibi gorunen kasabalarimiz olsun hayal ediyorum.Sagolun sizin gibi alacatili bir iki dosttan grubumuza guzel yazilar aldik. Cok guzel bir cennetgibibirurla@yahoogro
ups.com gurubumuz var. Alacati dersleri konusunda paylasacaginiz birseyler varsa cok seviniriz.
Saygilarimla,
Umit Erver